Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2018

Krizler ve Kerterizler...Hoşgeldiniz...

                                             
           
Dünya ve ülkemiz iki kutuplu süper güçler rekabetiyle yürüyen soğuk savaşın sona ermesiyle yeni bir çağa adım atmıştı.Genellikle küreselleşme olarak tanımlanan bu yeni çağın birçok alanda derin etkileri oldu ve olmaya da devam ediyor.
İçine girdiğimiz bu yeni çağda soğuk savaş dönemine ait tüm sosyal, siyasal, ekonomik gerçekler yeniden biçimlendi. Bu biçimlenişe yön veren asıl etken ise yeryüzünün bir ‘tek pisaya’ haline gelmesiydi. Evet yeryüzünde artık piyasa denilen işleyiş tek bir organizma gibi hareket edebiliyordu. Ve bu organizmanın oyun sahası eskisi gibi ulus devletler ya da kıtalar değil tüm dünya idi. Yani kullanabileceği malzeme miktarı artık dünyadaki tüm doğal ve insani kaynakların sınırı kadardı. Daha önce ulaşamadığı köylere, dağ başlarına kadar her türlü pisliğini bulaştırabilirdi. Öyle de yaptı. Fakat tüm dünyaya yayılmasına rağmen on yıl geçmeden 2001 de yine krize girdi. Neden? Tüm dünyanın kaynağı yetmedi mi? İşte mesele tam da burada düğümleniyor. Kerteriz noktası denilen şey tam olarak budur. Karaya oturduğu nokta yani. Kapitalizm insan ruhlarına kadar nüfuz edebiliyorken niye bu kadar krizle, kerterizle karşılaşır?
Sağıyla, soluyla tüm iktisatçılar anlaşmışcasına bunun yapısal nedenleri olduğunu anlatıyorlar. İnternette binlerce analiz mevcut ve genellikle de doğru analizler. Detaya girmeye gerek yok. Tabi analitik yorumun sakatlıklarına girmiyoruz burada, konuyu dağıtmadan gidelim. Çare olarak yine anlaşmışcasına daha fazla üretim, işte yerli üretim, ithal ikameci ekonominin terk edilmesi, istihdamın güçlendirilmesi, yapısal önlemler vs vs. Teşhisler ve tedaviler konusunda ilginç bir şekilde anlaşmış gibi hepsi de. 

19 Ağustos 2017

İnsanlaşma Devam Ediyor


Doğa ve insan, yeryüzü bütünlüğünün ayrılmaz parçalarıdır. Fakat bu bütünlük çok yönlü insan etkinlikleri nedeniyle bozuldu. İklim, toprak, su kaynakları, gıda gibi temel döngüler aşırı üretim ve tüketimin baskısı altında bulunuyor. Doğal döngülerin insan etkinliğiyle olağan seyrinden çıkmış olması, insana bu durumu onarma sorumluluğu yüklüyor elbette. Ancak doğa ve insanın içinde bulunduğu açmazları onu yaratan düşünme ve yaşama biçimleriyle aşmak mümkün görünmüyor.
İnsanlık tarihinde bireyden önce toplum doğmuştur. Birey ise tüm tarih boyunca toplumun rahminde olgunlaşıp tarihin en temel unsuru olarak ortaya çıkar. Toplum-birey ilişkisi başlangıçtan günümüze izlendiğinde başlangıçta bireyin adı bile yoktur. Klanın, komünün, aşiretin, boyun, soyun kısacası ait olduğu toplumun adıyla anılırdı. Büyük patlamadaki toz ve gaz bulutunun zamanla belli yoğunlaşmalar yaratıp kristalize olarak galaksileri ve gezegenleri oluşturması gibi toplum da kendi rahminde kişiyi olgunlaştırıp geliştirdi. Olgunlaşması belki elli bin yıl sürdü ama son elli yıldır tarih sahnesine çıkmak için çeşitli denemeler yapıyor. Tüm tarih boyunca olgunlaşan birey, yeni bir toplumun doğumu için hazır olmak istiyor ve hazırlanıyor. Olumlu ya da olumsuz bir çok örneğin altında bu derin gerçek yatar.
Dünyanın hali ve yaşadıklarımıza bakınca biraz tuhaf görülebilir ancak insanlaşma devam eden bir süreç ve insan bu çağda bunun en önemli kavşaklarından birine ulaşmış gibidir. Onu var eden tüm sosyalleşme biçimlerini (ırk, din, millet, sınıf, aile) aşan yeni yaşam biçimlerini kurabileceği bir mecraya çoktan girdi.

29 Nisan 2016

Cinsel Yasaklar Çiğnenirken




Değerli Olan Nedir ?


Son Kale Kişi Açlıkları,


Ruh Çürürse Herşey Çürür,


500 - 7 bin - 30 bin - 3 Milyon  Yıllık Miras,


Hayvanla İnsanın Sınırı

                 
Haremin Çöküşü,

Üreme Serbestisi,


Cinsel Yasaklar,


Bilinç Yayı,


Karakter Parçalanması,


Para Zaman Açlık - Para Zaman Daha Büyük Açlık,


Erkeğin İktidarı da İktidarın Erkeği de Ölmüştür,


Mal Bilinci'ne Kadın Makyajı,



Son günlerde, tecavüzler, tacizler, çocuk istismarları, kadınlara ve çocuklara uygulanan şiddet haberleriyle, hepimizin midesi kalktı, öfkesi kabardı, canımız sıkıldı. Hırsızlıklar, yolsuzluklar, dinsel cinsel istismarlar, adam kayırmalar, tecavüzler, savaşlar, hak yemeler, bunalımlar, intiharlar, depresyonlar, yalanlar gırla gidiyor. Herkes şikayetçi, herkes mutsuz, huzursuz, umutsuzluk hat safhada; herkes aynı soruyu soruyor ''nasıl bu hale geldik?''


19 Mart 2016

Korku Anayasası


Madde 1- Yönetim ne derse inanın, iman edin, sorgulamayın. Bu yönetim devlet,
hükümet olabileceği gibi bunlara karşı bir örgüt de olabilir farketmez, hiçbir yönetim erki sorgulanamaz. Onların ak dediği ak, kara dediği karadır. Bunun dışındaki tüm fikirlerinizi kendinize saklayın, b o z g u n c u l u k  yapmayın.

Madde 2- İnternette kurulan bağlantılarla yaşar insan, gerçek insani bağ budur. Bunun gerçek olmayan, sanal bir bağ olduğunu söyleyenlere inanmayın.
Hiç  kimseyle   sokakta   ya da   internette   d a y a n ı ş m a,  y a r d ı m l a ş m a  üzerine bir ilişki kurulamaz. Bu tür bir gerçeklik yoktur.

Madde 3- Herhangi bir bilgi dini, milli ya da batı kaynaklıysa değerlidir. Haber almanın, bilgi edinmenin yolu okul, televizyon ve internettir. İnsan, kendi başına araştırma, inceleme yapamaz, soru sorup sorgulayamaz, bunları yapsa da ulaştığı sonuçlar yanlıştır. Bu   memleketten  y e n i   f i k i r   ç ı k m a z.

Madde 4- Y a ş a m a k  i ç i n  p a r a  g e r e k l i d i r, insan hayatı da para kazanmak içindir. Paranızı, mülkiyetinizi paylaşmayın, bunları biriktirin. Bankadan başka bir yerden para, kredi almayın. Kimseye yardım ederek zamanınızı harcamayın, vakit nakittir. Dolayısıyla bankalar ve şirketler hayat kaynağımızdır. Yaşamak için bunlardan başka bir şeye ihtiyacımız yoktur. Buna ''h a y ı r'' diyenleri dikkate almayın.

Madde 5- Şehirlerin (Burg'ların) sahibi burjuvazidir. Köyünüzden göçüp etrafına gecekondu kurabilir, fabrikalarında çalışabilir, memurluk, garsonluk filan yapabilirsiniz orada. ''Hizmet ediyoruz'' diye şehirler sizin sanmayın. Eğitiminiz ve yalakalığınız oranında hizmetlerinizin karşılığı ödenecektir. Ayrıca, kentsel dönüşüm politikalarımızla gecekondunuzun yerine yeni bina yapınca birkaç daire alabilirsiniz. Bir dairenin mülkiyeti için aileniz birbirine girebilir, dağılabilir normal gelişme böyledir. Bu sizin ne kadar ''y ü k s e k  m a l  b i l  i  n c i'' edindiğinizin işaretidir.

Madde 6- Ü r e t i m  ve  t ü k e t i m  h e r  ş e y i n  ü z e r i n d e d i r. Doğa bunun için kaynaktır, bunun yanında birde ''insan kaynakları'' vardır. Doğa ve insan kaynakları piyasa aracının temel yakıtlarıdır. Piyasanın üretim ve tüketim için ne kadar doğa ve insan kaynağına ihtiyacı olursa olsun, karşılanmalıdır. Nüfus ve doğa bu yüzden değerlidir.

Madde 7- Onaylanmış eğitim kurumlarından ve liderlerden başka kimseye güvenmeyin. Onlar gerçek insanlardır, onları takip edin. Ş ü p h e s i z, ö n y a r g ı l a r ı n  e n  ç ı l g ı n ı  h e r k e s i n  i n s a n  o l d u ğ u n u  s a n m a k t ı r.

Madde 8- Savaş her an çıkabilir, zaten savaş halindeyiz, buna alışın. Kendinize uygun bir düşman edinin. E n  b ü y ü k  d i n  s e n i n k i d i r, hangi din olduğu önemli değil. E n  b ü y ü k  m i l l e t  s e n i n  m i l l e t i n d i r, pomak, ingiliz, türk, kürt, arnavut, tatar ne olursan ol en büyük sensin. Seninkilerin yanında diğerlerinin lafı olmaz. Senden olmayanlarla yaşarken muhtaç olduğun şey, cömertlik ve şefkat değil öfke ve kibirdir. Diğerleriyle aranızdaki her türlü farklılık tartışmaya o da çatışmaya dönüştürülebilir, bu sizin yeteneğinize bağlıdır.

Madde 9- İçinizden bir ses ''mevcut kentlerin insan doğasını bozduğunu'' söylerse, onu derhal susturun. Gerekirse ihbar ederek ondan kurtulun. A s ı l  k  a o s  denizin dalgası, çimenlerin düzensiz  büyümesi  ve aşk gibi şeylerdir. Anayasal kurumlarımız bu tür bir kaos ortamına izin vermez. Gerekirse tüm köyleri, kırları betonlar.

Madde 10- Ü r e t i m  h i ç b i r  k o ş u l d a  d u r m a z. O yüzden tohum stoğu yapmayın, ilk yardım, şifalı otlar, hastalıklar, tedavi yollarını öğrenmeyin, el becerilerinizi geliştirmeyin çünkü lazım olmaz.

Madde 11- Anlayış, barış, kardeşlik, dans, müzik gibi kelimeler aklınızı ruhunuzu karıştırır. Meyletmeyin bunlara. G ü z e l  b i ş e y  l a z ı m  o l u r s a  d i l e k ç e  y a z ı n.

Madde 12- Ç a l ı ş m a k t a n  b a ş k a  y o l  a r a m a y ı n. Bulamazsınız, belli ki bu şehirde bir makinanın yanında ya da bir masanın başında tükenecek ömrünüz. Bunu kimse değiştiremedi, d e ğ i ş t i r m e k nedir ki.. (anayasada iki nokta olmaz diyenler de kim)

Madde 13- Domates, yumurta ya da zeytin  marketten alınır, su musluktan akar. D o ğ a  çamurlu, pis bir yerdir ve kirli hayvanlarla doludur. G i t m e y i n. Yabancılarla k o n u ş m a y ı n. Fazla nefes alıp beyninizi, spor yapıp bedeninizi y o r m a y ı n.

Madde 14- A k l ı n ı z  ve z e k a n ı z  ç ı k a r l a r ı n ı z ı  k o r u m a k  i ç i n d i r. Samimiyet, güven, sevgi gibi şeyler hissederseniz en yakın sağık kuruluşuna başvurun.


30 Ağustos 2015

SİYASETİNİZ


 Sonun Başlangıcı,
Sınıflı Toplumun Bir Yöntemi Olarak Siyaset,                          
Tarih Çevrimlerle İlerler,
Eski Yolların Çıkmazları,
Tarihin Düğümlendiği Yer,
Sistem Standart Muhalifleriyle Birlikte Çöküyor, 
1990'lar ve Yeryüzü Ortak Piyasası,
Emperyalizm ve Ötesi, 
Eski Sermaye-Yeni Sermaye Çekişmesi,
Yeni Sermayenin Yükselişi ve Devrim Tıkanıklığı,
Ortadoğu ve Kürdistan,

TeCe'nin Üçlü İttifakı,
Başlangıç Noktasına Hassas Bağlılık ya da Bıldır Yediğin Hurmalar,
Ortak Yeryüzü Piyasasına TeCe'nin Uyumu, 
Tayyip'in Aldığı İhale,
Tayyip'in Açlıkları,

Kürt Halkı Kapitalizme Taze Kan Olabilir mi ?
Kürt Halkını Kontrol Mekanizmaları,
HDP,
Gerillanın Yalnızlığı,
İllegal Piyasaların Kontrolünde PKK-TSK Elele,
İslami-Işidi-Tayyibi-Maliki-Iraki-Petroli,
Kapitalizmin Ömrü Uzar mı ? 



Sonun Başlangıcı,
Sınıflı toplum yapısı, tüm yeryüzünü ve insanı, üretim ve tüketim için kendisine malzeme yapma konusunda kritik eşiği aştı. Doğa ve insan, kapitalizmin hızlı, azgın üretim ve tüketim ritmini kaldıramaz hale geldi. 
Dünyanın ve insanın bugün yüzyüze olduğu sorunlar sınıflı toplum kafasıyla çözülemez. Sınıflı toplumun insanlığı getirdiği bu kritik eşikten onun yöntem ve araçlarını kullanarak çıkılamaz. Çünkü doğayı ve insanı bitiren onun yöntem ve araçlarıdır. Bireysel, toplumsal veya evrensel ölçekteki hiçbir soruna sınıflı toplumun hiçbir ilacı deva değil artık. Bu ilaçları kullanmaya devam eden kişiler ve toplumlar hızla ölüme doğru yol alır.

22 Mayıs 2014

Bize Siyasi Değil Hayati Program Lazım

İstanbul Forumları Toplantısına Dair,
Geçen hafta sonu Soma gündemli toplanan park forumlarının toplantısına katıldım. Kendiliğinden ortaya çıkan bu hareketin en büyük sorununun programsızlığı olduğunu yeniden gördüğümü söylemem lazım...

Gezi'nin asıl gövdesini, kitlesini oluşturan insanlar yok, sol gruplar ve birkaç anarşist grup. Benim gibi hiçbir örgütsel bağı olmayanların oranı ve etkisi ise yok denebilecek kadar. Öğlenden sonra başlayan toplantının sonuna doğru ilgi de giderek azaldı. Çıkan kararlar pratik eylem kararları, gösteri, yürüyüş, protesto...

Bilindik eylem önerileri ve bilindik söylemlerin rahatsız ediciliğini söylememe gerek var mı bilmiyorum.Bursa'dan yola çıktığımda söz alıp konuşmayı düşünmüştüm, ancak 3 dakika ile sınırlandırılmış ve karşılıklı tartışmaya, etkileşime uygun olmayan ortam bu kararımdan vaz geçirdi...

1 Mart 2013

mesele olan kadın değil ki...


mesele kadını bir mesele olarak gören zihniyetin kendisidir. bu zihniyet on bin yıldır devam ediyor. son birkaç yüzyıldır da sanki tüm sorunlarını çözmüş de bir kadın kalmış gibi onu çözmeye uğraşıyor. onun adına düşünüyor, yazıyor, çiziyor, akademiler kuruyor, kadın bakanlıkları icat ediyor aklınca. ama nafile, geldiğimiz nokta belli.

geldiğimiz nokta her türden saçmalığın yapıldığı ve de göklere çıkarıldığı bir ortam oldu. savaşlar, yıkımlar,depresyonlardan geçilmeyen bir yeryüzüdür geldiğimiz son nokta. hiçbir şeyin gerçeği yoktur neredeyse her şey orijinalinden o kadar uzaklaşmıştır ki tanınmaz haldedir. yaşamak için ihtiyaçlarını gidermenin son şekli şemali bussines olmuştur. gel de bu bussines arkadaşa anlat şimdi, bak kardeş on bin yıl önce sen sürüyü evcilleştirince kendini bi halt sanıp kadını eve kapatmıştınya hani, işte ondan sonra ne sen erkek olabildin ne de o kadın ve onu eve kapatarak yarattığın toplum rezalet. artık hiç çekilmiyor. sen de erkek olmaktan çıktın erkeksi bişey oldun. erkek değil erkeksi bişey bu ve gerçek erkeğin yerini tutmuyor. böyle yaparak şimdiki kadında lilith'den hiçbir tat bırakmadın. onu toplum hayatından kovdun resmen, eve kapanıp kuluçkaya yatmasını sağladın, böylece gerçek zihinsel kapasitesini kullanmasının da önünü kestin ama bu vizyonun artık sökmüyor farkında mısın? son zamanlarda içinde ''vizyon'' kelimesi geçmeyen konuşmalara pek itibar etmediğin için bu kelimeyi kullanıyorum. yoksa o kelime bana ait değil biz ona görüş diyoruz,bakış diyoruz ve öyle anlaşıyoruz. evet sevgili

Şiir Olmak Büyük Özgürlük Be Kuzum....

Sana diyorum, sen konuşurken söylediklerinden ziyade onların arkasındaki gerçek görünüyor. Sen bunu farketmezsin, yani bilinç dü...

Tüm Yazılar

Yazı Başlıkları
Şiir Olmak Büyük Özgürlük Be Kuzum....
Sihirli Geçişlerin İzinde
FİLMİN ÖTESİ
The Grand Flowing
Sendikal Manifesto
Aile Biçimleri-Kadın-Tek Eşlilik-Aşk
TOPLUMSAL ÇEVRİMDE İKİ BÜYÜK TIKANIKLIK ve İKİ BÜYÜK DOĞUM
Kutsallık Çevrimi ve Geleceğin Tinselliği-8.Bölüm İNSAN KUTSALLAŞTIRDIĞINA İNANIR
Kutsallık Çevrimi ve Geleceğin Tinselliği-7.Bölüm HAVVA'NIN ELMALARI
Kutsallık Çevrimi ve Geleceğin Tinselliği-6.Bölüm EFSANELER ve KUTSAL KİTAPLAR
Kutsallık Çevrimi ve Geleceğin Tinselliği-5.Bölüm KURAN ve MUHAMMED PEYGAMBERİN BİLİNCİ
Kutsallık Çevrimi ve Geleceğin Tinselliği-4.Bölüm TOTEM NEBULASINDAN YILDIZLAŞAN TANRILAR ve PEYGAMBERLERİ
Kutsallık Çevrimi ve Geleceğin Tinselliği-3.Bölüm BİLİM ve DİN YORUM ZENGİNLİĞİ
Kutsallık Çevrimi ve Geleceğin Tinselliği-2.Bölüm KUTSALLIĞIN ÇEKİRDEKALTI
Kutsallık Çevrimi ve Geleceğin Tinselliği-1.Bölüm BAŞLANGIÇ
Gençarov'un Askerleri
Luwiler ve Erkenci Domestikler
Krizler ve Kerterizler...Hoşgeldiniz...
İnsanlaşma Devam Ediyor
Asıl Sorunumuz Her Alanda Çürüme
Bütüncül Manifesto
Kadın ya da Lilith'i Beklerken
İlahiyat Bilgisinin Kökeni Üzerine
Gençarov'un Askerleri
ZYKLEN UND MUSTER VON EİNEM INDİVİDUUM
Cinsel Yasaklar Çiğnenirken
Korku Anayasası
GEZİ AND THE REAL ELECTIONS…
Jiman
kaosun şartı üçtür...
SİYASETİNİZ
Medeniyet Çökerken Bilgi Yapıları
Ruhun Kökeni
Gözleyen ve Gözlenen
Çevrimler ve Birey Örüntüsü
Akışa Uyum_Doğumun üçüncü Aşaması
Moloch ve Ötesi...
Bize Siyasi Değil Hayati Program Lazım
Akışı Kavramak_Doğumun İkinci Aşaması
Akışı Görmek_Doğumun İlk Aşaması,
erkeksi ölüm...
Siyasal Fareler ve İnsanlar...
Şiddet Kullananı Vurur...
neden bazı şeyler yerine başka bazı şeyler olur
bilen ve...bilinen ve...birleşik alan ve...(video)
ustaların kişisel bütünlüğü
İnsanlaşma Tezleri
İş ve Çalışma
İnsanlaşma Çevrimine Giriş (video)
Çevrimler ve Birey
Büyük Akış (video)
düşünce...kralımız...
İnsanlaşma Çevrimi ve Yeni Aşklar...
tonal ve nagual
kelimeleri, mülkleri biriktirmek ve büyük akış...
İnsanlaşma Şöleni...
Gezi Ruhu Kişinin ve Toplumun Yeniden Doğumudur...
Yeni Nesil Tarih Sahnesine Çıkmıştır: "PUTLARA TAPMAYIN..."
İnsanlaşma Kuşağı
İnsanlaşma Yolu
Yaşam ''talep'' edilmez...
taksim,ağaçlar ve yarını bugünden kurmak
Parçalanma ve Toparlanma
tanrı parçacığı,hem hem,farkındalık ve kavramlar...
sinema anlatım dilidir...
THE MATTER IS NOT THE "WOMAN"
mesele olan kadın değil ki...
*ruhsal sorunların kökenine dair *doğa-insan,bilinçaltı-bilinç,nefis-ruh *çevrimlerin birbirini baskılaması ve kullanması
İbni Arabi,CERN,Şaman,An
bir'in yolculuğu...
7 kat bilinç-7 kat sema
yolculuk
ilk gün...
oldum sandığın şeyin esamesi
Türklerin İslamlaşması,Devletleşmesi ve Medeniyete Geçişleri
Hasan Sabbah
Lilith'den Havva'ya
Kabile